ENTELEKTÜEL SERMAYE

Sermaye denilince herkesin aklına maddi kaynaklar gelir. Sermaye sözlük anlamıyla, “Bir ticaret girişiminin gerçekleştirilmesi ve yürütülmesi için gerekli olan, bu işte kullanılan para ve paraya çevrilebilecek malların tümü” olarak ifade edilmiştir. Peki her sermaye maddi bir varlık olarak mı düşünülmelidir? Hepimizin aşina olduğu sermaye çeşitlerinden biraz daha farklı bir sermaye türü var ki biz ona entelektüel sermaye diyoruz.

1996 yılında Annie Brooking tarafından yapılan entelektüel sermaye tanımı ise, “İşletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için, sahip olunması gereken ve maddi olmayan varlıkların tümü” olarak geçmektedir.

İşletmeler entelektüel sermayesini bilançolarına işleyemezler. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz üzere, doğrudan paraya dönüşebilecek bir şey değildir. Entelektüel sermaye demek bilgi demektir. Bilgi bir hammaddedir. Durduğu yerde bir işe yaramaz. Onu işlemek gerekir. Burada işlemekten kastımız, bilginin kullanımı, saklanması ve organizasyon içi erişimidir.

Veri: Veriler çeşitli araştırmalara, gözlemlere ya da deneylerle toplanmış ve işlenebilen gerçeklerdir.

Enformasyon: Belli bir amaç için bilgiye şekillendirilecek olan işlenmiş verilerdir.

Bilgi: Enformasyonun, çeşitli tecrübe ve yorumlar ile zenginleştirilmiş ve anlamlandırılmış halidir. Bilgi bir şirket için en büyük hazinedir.

Günümüzün rekabetçi ve inovatif yaklaşımları gereği, bilginin toplanması ve sürdürülmesi, şirketler için büyük bir önem arz etmektedir. Çağa ayak uyduramayanlar ise bunu kavrayamayıp, kısa sürede büyük kayıplar verecektir. Çünkü ellerinde devamlılıklarını sağlayabilecekleri varlıkları bulunmayacaktır.

Kaynak: Altun, H, “Başarılı Girişimin Anahtarı: Entelektüel Sermaye”, Youtube: Cube Incubation, 2 Aralık 2020.

Yukarıdaki resmide yazılanları dikkatle okursak eğer, anlamamız gereken şey açıktır. Resimde verilen şirketler, biliyoruz ki günümüzde yüksek kazançlar elde eden, hepimizin bildiği hatta en az birini hayatında bir kez bile olsa kullandığı platformlardır. Onları bu kadar iyi yapan neydi? Bu sorunun cevabının fiziksel kaynaklar olmadığını gördük. Bizlere sattıkları şeylerin hiçbirini üretmedikleri ya da bulundurmadıkları ortada. Onlar sadece entelektüel sermayelerinin bilincindeydiler ve bunu doğru şekilde kullandılar.

Entelektüel Sermaye Odaklı Bir Bilgi Şirketi
Kaynak: Sadi Can Saruhan, Taylan Sulaoğlu, “Entelektüel Sermaye: Teori ve Uygulamadan Bir Örnek-Arçelik”, 9.Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi, İ.Ü.İşletme Fakültesi Yayını, 24-26 Mayıs 2001, s. 802.

Her ne kadar en başta, entelektüel sermaye için maddi değil desek de aslında maddiyatın ta kendisidir. Evet belki rakamlarla ifade edilemiyor ancak, kazancın sağlanmasında doğrudan rol oynuyor. Müşteriye sattığınız ürün ya da hizmetin tamamı görünenden ibaret değildir. Sunulanın ardında büyük bir birikim vardır. Yapılış metodu, malzeme bilgisi, çalışanların bilgi, deneyim ve yetenekleri gibi bir sürü maddi anlamda belki ölçemeyeceğimiz ancak, sizin üretiminizi ve satışınızı baştan sona tamamlamanızı sağlayan bir kavramdan bahsediyoruz. Bir işletmenin gelecekteki başarısı da pekala bu kavramdan destek almaktadır. Piyasanın dinamikliği karşısında, etkili karar mekanizmasını oluşturacak kaynak elbette ki yine bilgi altyapısıdır. Ayrıca bilgi bilançosunun hazırlanması için organizasyonun çeşitli departmanlarından yetkililer bir araya geleceği için, organizasyon içi iletişimin de artması sağlanacaktır.  Bu şekilde baktığımızda entelektüel sermayenin önemini kavramış bulunmaktayız. O halde, entelektüel sermayenin unsurlarından bahsedelim.

ENTELEKTÜEL SERMAYENİN UNSURLARI

İnsan Sermayesi: Bir işletmede çalışanların bilgi, beceri, tecrübe, yetenek, eğitim, problem çözme yetisi gibi niteliklerinin tamamına insan sermayesi denilir. Bünyemizde bulundurduğumuz insanların niteliklerini elimizden geldiğince iş ortamımıza entegre etmeliyiz. İşletmeyi ileri taşıyacak, rekabetini sağlayacak tüm yaklaşımların insanlara ait olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla, çalışanların fikir ve görüşlerinin ne denli önemli olduğunu söylemeye gerek yoktur. Hatta bunun önemini Bill Gates şu sözüyle özetlemiştir. “Benim en önemli 20 çalışanımı şirketten çıkaralım, göreceksiniz son derece önemsiz bir firma olacağız.”

“İnsan sermayesi, işletmelerin mülkiyetine sahip olabileceği bir unsur değildir. İşletmeler insan sermayesine sahip olamazlar; sadece kişilerin sahip olduğu bilgi ve becerilerden yararlanabilirler, diğer bir ifade ile onu kiralayabilirler.” (Edvinsson, 1997).

Çalışanların kendilerini geliştirmeleri için gördüğü her türden eğitim, geleceğe büyük yatırımdır. Sürekli yenilikçi ve taze bilgi dolaşımı sağlanmalıdır.

Ayrıca insan sermayesinden ileri düzeyde faydalanmayı istiyorsak eğer, çalışanlara işlerini ve görevlerini sevdirmeli, onlara yaptığı işleri benimsetmeliyiz. Böylece çalışanlar çekinmeden tüm benliklerini ortaya koyabilmelidir.

Yapısal Sermaye: Çoğu araştırmacıya göre insan sermayesinden de önemli olduğu düşünülen yapısal sermayeye, çalışanların bilgisinin şirkette kalıcılaştırma esasına dayanıyor diyebiliriz. Sonsuza kadar aynı insanlarla çalışmak mümkün değildir. Ancak, çalışan kaybı yaşandığında zarara uğramadan devam edebilmenin sağlanması gerekir. Bunu da sağlamanın yolu yapısal sermayeden geçmektedir. Çalışanlardan elde edilen bilgilerin şirket çıkarları doğrultusunda kullanması olarak da açıklayabiliriz. Bir işletmedeki gerçekleşen tüm süreçler yapısal sermayeden oluşmaktadır. Dolayısıyla organizasyon içi bilgi havuzunun oluşması ve bu bilgilerin organizasyon içi erişim ve farkındalığı oldukça önemlidir. Burada yöneticilere büyük iş düşmektedir. Çalışanlarının bilgi ve yeteneklerini iyi değerlendirip, ilgili birimler arası bilgilerin aktarımını da sağlamalıdır. Çünkü biliyoruz ki, insanlar gelip geçicidir. Yapısal sermaye ile insanlardaki bilginin şirket içinde kalması hedeflenir. Bu hedef doğrultusunda uygun koşullar sağlanmalı, çalışanlar bilgi aktarımına adapte edilmelidir.

YAPISAL SERMAYE ÖRNEKLERİ
Kaynak: Arzum E.Çelik, Selçuk Perçin, “Entelektüel Sermayenin İşletme Bazında Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi”, Muhasebe ve Denetime Bakış, TURMOB, Yıl: 1, Sayı:2,Ankara, Ekim 2000, s. 113.

Müşteri Sermayesi: Ürettiğiniz ürünü ya da sağlayacağınız hizmeti satabileceğiniz kişiler elbette ki önemlidir. Müşteri sermayesinin en önemli ölçütleri, müşteri memnuniyet düzeni ile müşteri kalıcılığıdır. Müşteri devamlılığını sağlamak için de bir bilgi birikimine ihtiyaç varıdır. Müşterinizi elinizde tutmayı bilmezseniz eğer, büyük zararlar kaçınılmaz olacaktır. Unutulmamalıdır ki yeni müşteri kazanmak, halihazırdaki müşteriyi elde tutmaktan daha zor ve maliyetlidir.

Müşteri sermayesi; işletmenin pazar payı, pazarda edindiği yeni müşterileri, halihazırda işletmenin portföyündeki mevcut müşterileri, dağıtılan kar payı ve müşteri tatmin araştırmaları ile daha kolay bir biçimde incelenme imkanı kazanmaktadır (Önce, 1999:19)

Bir işletmenin tedarikçileri, partnerlikleri, kurumsal saygınlığı, marka imajı, dağıtım kanalları gibi dış unsurları da müşteri sermayesini oluşturmaktadır.

KAYNAKÇA:

https://www.investopedia.com/terms/i/intellectual_capital.asp

http://danismend.com/kategori/altkategori/entellektuel-sermaye/

https://www.amfiweb.net/entelektuel-sermaye-nedir/

http://www.hakanguclu.com/calismalar/Entelektuel_sermaye.pdf

Yörük, Nevin – Erdem, Meziyet Sema. “ENTELEKTÜEL SERMAYE VE UNSURLARININ, İMKB’DE İŞLEM GÖREN OTOMOTİV SEKTÖRÜ FİRMALARININ FİNANSAL PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ” . İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 22 /2 (2008), 398-399.

Sümerli, Sarıgül, Sevgi. “Entelektüel Sermayenin Ölçülmesi, Finansal Tablolara Yansıması ve Raporlanmasına Yönelik Bir Araştırma”. Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi 3/ 2 (2020), 428-430

Erkal, E. Zekeriya, “ENTELEKTÜEL SERMAYENİN ÖLÇÜLMESİ, RAPORLANMASI VE İMKB’YE KAYITLI TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA” İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Maliye Anabilim Dalı İşletme Bilim Dalı Doktora Tezi, (2005) , 49-67.